|
Depremler. Depremler bir fay boyunca enerjinin
boşalması sonucu meydana gelirler. Bunlar tektonik plaka
sınırlarında yaygın şekilde olmakla birlikte,
her yerde meydana gelebilirler. Sadece birkaç saniye içinde
tamamlanmakla birlikte depremler; yapılarda, gaz ve su
borularında, enerji ve iletişim hatlarında ve
karayollarında önemli düzeyde hasarlara neden olabilirler.
Ani ve belirgin tehditlerinin yanı sıra, depremler diğer
değişik doğal tehlikeleri de tetikleyebilir. Esasen
güncel depremlerde hasarın başlıca nedeni genellikle
gaz borularının ve enerji hatlarının
kırılmasıyla başlayan yangınlardır.
Yamaç duraysızlıkları (heyelanlar) depremlerle
ilgili enerjinin boşalmasıyla tetiklenebilirler. Okyanus veya
büyük göllerde deprem olması halinde tsunami
gelişebilir ve kıyıları su basabilir. Depremler,
volkanik aktivitelere bağlı olarak da meydana gelebilirler ve
bu durumda değişik türde ek tehlikeler
oluşturabilirler.
Deprem
nedir?
Deprem, faylar üzerinde yarı düzlemsel
deformasyon zonları boyunca oluşan hareketler nedeniyle
yeryüzünün sarsılmasıdır. Katı yerkabuğu
yavaş ancak sabit hızla hareket eder. Depremler, oluşan
gerilmenin büyüklüğünün yerkabuğunu
oluşturan malzemenin dayanımını
aştığı zaman meydana gelir. Bu koşul, daha
çok yerin litosfer tabakasının parçalara
ayrılmış olduğu tektonik plakaların sınırlarında
gerçekleşir.
Depremler
nasıl meydana gelir?
Bilim insanları depremlerin nasıl meydana
geldiğini açıklamak için plaka tektoniği
adı verilen bir kuram geliştirmişlerdir. Bu kurama
göre, dünyanın dış kabuğu 10 tane
geniş, 20 tane de küçük katı plakadan
oluşmaktadır. Her plaka; yer kabuğunun bir
parçasından ve kabuğun altındaki kalın ve
sıcak mantonun bir kısmından oluşmaktadır. Bilim
insanları kabuğun bu kısmına ve üst mantoya
litosfer adını vermişlerdir. Plakalar, astonosfer adı
verilen mantodaki sıcak ve yumuşak kaya zonunun üzerinde
yavaş ve sürekli bir biçimde hareket ederler. Plakalar
hareket ettikçe, birbirleriyle çarpışır,
birbirlerinden uzaklaşır veya göreceli olarak
birbirlerinin yanından geçerler.
Plakaların hareketi, plaka kenarlarındaki
kayaları deformasyona uğratır ve bunların
çevresinde fay zonlarının oluşmasına neden
olur. Bazı fayların parçaları (segmentleri) boyunca
kaya yerinde kitlenir ve plakalar kayamaz. Fayın her iki
tarafındaki kayada gerilme birikimi olur ve bu birikim kayanın
kırılarak deprem sırasında ötelenmesine yol
açar.
Bir deprem olduğunda, kayanın ani
şekilde kırılmasıyla kayada biriken enerji serbest
kalır ve sismik dalga adı verilen bu serbest enerji yer
kabuğunda yayılır. Sismik dalgalar depremin
odağından tüm yönlerde ve giderek yavaşlamak
suretiyle yayılırlar. Bu davranış biçimi,
deprem odağından en uzaktaki bir yerin neden daha az
sarsınıtıya maruz kaldığının
gerekçesidir.
Depremler
ne zaman ve hangi sıklıkta meydana gelirler?
Bu, bilim insanlarını en fazla
sıkıştıran ve tam olarak yanıtlanamayan bir sorudur.
Bu sorunun kesin bir yanıtı yoktur. Yerel jeotektonik
koşulara bağlıdır. Araştırmacılar
büyük depremler için tekrarlanma
aralığını belirlemeye
çalışırlar, böylece herhangi bir saha
için tehlikeyi belirleme açısından en uygun
yöntemi tanımlarlar. Bu amaca ulaşmak için bilim
insanları; sismoloji, jeoloji, arkeoloji vd. gibi bilim dallarından
alabilecekleri tüm desteği kullanırlar.
Depremlerin
etkileri nelerdir (olumlu - olumsuz, kısa dönemli - uzun
dönemli)?
Dünyada her gün deprem olmaktadır,
ancak bunların önemli bir bölümü çok
küçük olup, hasara neden olmazlar. Bununla birlikte,
büyüklüklerine bağlı olarak, depremler
ağır hasarlara ve can kayıplarına yol
açabilirler. Büyük depremler, aşağıda
belirtilen etkileriyle ciddi tahribata ve önemli düzeyde can
kaybına neden olurlar:
- Fay
(yüzey) kırığı.
- Sarsıcı
yer hareketi (örneğin; sallanma).
- Su
baskını (örneğin; tsunami, baraj
yıkılması).
- Değişik
türde kalıcı zemin deformasyonları (örneğin;
sıvılaşma, heyelan).
- Yangın
ve zararlı maddelerin açığa
çıkması.
Herhangi bir depremde yukarıda belirtilen
etkilerden herhangi biri baskın olabilir ve geçmiş
depremlerde bu etkilerden herhangi biri hasara ve büyük can
kaybına neden olmuştur. Ancak çok sayıda deprem
dikkate alındığında bu etkiler arasında sallanma
en baskın olan etkidir ve yaygın şekilde hasara neden
olmuştur. Genel olarak depremlerin bazı olumlu yönlerinin
olduğunu söylemek çok zordur. Karar vericilerin uzun
dönemde depreme duyarlı bölgelerde iyileştirme
amacıyla parasal kaynak bulma konusundaki çabalarını
da belirtmek gerekir.
Depremlere
karşı bilim ne yapabilir?
Deprem tehlikesiyle ilgili yalaşım iki
yönlüdür:
Öncelikle; sismoloji, deprem jeolojisi vd. gibi
temel alanlarda bilim insanları:
- Depreme
neden olan faktörlerin belirlenmesi ve deprem kırığının
gelişiminin anlaşılması için çaba
gösterirler.
- Deprem
tehlikesi olan alanların tanımlanması için
jeolojik yapı üzerinde araştırma yaparlar.
Sismik zonlama, temel araştırmaların
sonuçlarına göre yapılır.
İkinci aşamada;
inşaat mühendisliği ve mühendislik jeolojisi
alanlarında yapılacak araştırmalarla bilim
insanları depremden kaynaklanan sarsıntılara
karşı daha dayanıklı yeni inşaat
yöntemlerini ve malzmelerini geliştirmeye çalışırlar.
Yapı yönetmelikleri en güncel
araştırmaların sonuçlarına göre
sürekli olarak değiştirilir ve ve adapte edilir.
SHIELD
Sergilerinde sunulacak olan seçilmiş RTD Projeleri
Depremlerle ilgili RTD
projeleri için tıklayınız
|